Prana hem enerji hem de nefes olarak geçiyor. Enerjinin genel bir ismi olsa da prana aslında 4. çakrayla ilintili enerji yani kalp merkezi ile. Ve nefes alıp vermemizi sağlayan akciğerler de aynı bölgede. (1. çakranın enerjisi apana, 2.nin vyana, 3.nün samana, 4.nün prana ve 5.nin udana olduğu söyleniyor.)
Nefes ruhsal çalışmalar için çok önemli görülmüş ve birçok aydınlanma yönteminin temelinde sayılmıştır. Buda kendi aydınlanma yönteminde nefes farkındalığını korumak için nefesini saymış (1'den 10'a sonra başa dönüp tekrar 1'den 10'a), nefsi terbiye etmekle nefesi terbiye etmek bile oldukça yakın denebilir. Çünkü zihinde düşüncelerin oluşmasının sebebi olarak nefes gösterilmiş. Nefes dalgalandıkça zihin de dalgalanır.
Hatta sanırım musevi mistisizmindeki ruah ya da ruh da nefes olarak görülmüş. Hayat nefes olarak görülmüş. "Son nefesi vermek" ise hayatın bitmesi. Yani nefes bedende olduğu sürece canlılık vardır. Nefes gider ve olay biter.
En eski klasiklerden olan "Hatha Yoga Pradipika" adlı eser nefesin bizzat hayat demek olduğu ve nefes içerideyken canlı olduğumuzu nefes dışarı çıktığında iken yaşamın bizden çıktığını söylüyor. Böylece canlılığımızı arttırmak için nefesi içimizde tutmamız gerektiğini ve bunu yapmanın yolunu anlatıyor.
Aslında onlarca yoga kitabı okudum ama birçoğu hareketlerin ve nefes tekniklerinin gereksiz karmaşıklaştırılmış ve artık olayın özünün görünür olmaktan çıktığı yapıtlardı. Genelde bu kitapların temeli ve kaynağı olan eserle karşılaşınca çok daha basit ve temel birşeyden sözediyor olduğunu şaşırarak görebiliyorsunuz.
Bu kitapta çeşit çeşit nefes egzersizlerinden değil, sol ve sağ kanalları (ida ve pingala) ve diğer kanalları temizleyip/arındıran (ve iyi işlemesini sağlayan) esas olarak tek bir nefes egzersizinden bahsediliyor.
Uygulama şu şekilde;
1. Sağ burun deliğinizi kapatarak sol burun deliğinizle nefes alın ve tutabildiğiniz kadar tutun. Daha sonra ise sol tarafı kapatıp sağ taraftan verin. Yani sol ile alıp sağ ile veriyorsunuz.
2. Bu sefer tersini yapıyorsunuz. Sağ ile alıp, tutup, sol ile veriyorsunuz.
3. Bu şekilde bir sağdan bir soldan devam ediyorsunuz.
Tabii nefes aldıktan sonra tuttuğunuz için bir miktar nefessiz kalıyorsunuz ve bunu dengelemek için diğer burun deliğine geçmeden önce, nefesiniz düzelene kadar normal nefes alıp veriyorsunuz.
Şimdi normalde bizim iki burun deliğimiz de açık değildir. Dikkat ederseniz biri açıkken öbürünün biraz veya tam tıkanık olduğunu görürsünüz. Ve bu da aslında ida ve pingalanın ikisinin de aynı anda dengeli çalışmadığını gösteren bir gösterge oluyor. Yani beyin yarıkürelerimiz de aynı şekilde dengeli çalışmıyor. Sol burun deliğiniz açıksa ida aktif, sağ delik açıksa pingala aktif demektir. Ve bunların 2-3 saatte bir yerdeğiştirdiği söyleniyor. Beyinde de aktif yarıküre 2 saatte bir değişirmiş. Ve akupunktur kanallarının ve bunların ilgili organının da aktif olduğu süre aralıkları 2'şer saattir. 24 saat, 6 yin/ida ve 6 yang/pingala kanal.
Bu alıştırmada bir taraftan nefes alıp tutunca tek yönlü bir prana basıncı oluşturmuş oluyoruz. Bu basınç durağan enerjiyi hareketlendiriyor/süpürüyor (çeken değil ama üfleyen bir elektrik süpürgesi gibi) ve kanalı açıyor. Bir taraftan alıp diğer taraftan vermek ise sol ve sağ tarafların enerjilerinin karşılıklı geçişerek dengelenmesine yol açıyor.
Kitapta, bu uygulamanın günde 4 kez, herbirinde 80 kez (sol+sağ) yapılırsa 3 ayda bedendeki enerji yollarını temizleyeceğini yazıyor.
Tabii bu biraz zor olabilir. Ben günde 3-5 kez, herseferinde 3-5 sol+sağ nefes (yani toplam 6-10 tek taraflı nefes) olmak üzere bu uygulamayı denedim ve bu haliyle tavsiye ederim. Benim uygulamamda içimden 6'ya sayana kadar nefes alıyor, 12'ye sayana kadar tutuyor ve 6'ya sayana kadar diğer burun deliğinden veriyordum. Bu sayılar bana dengeli geldi. Çok tutmaya çalışıp nefessiz kalmaktansa daha dengeli.
Lakin size ilginç birşey söyleyeyim, insan nefes tutarken bazan endişe içermeyen öyle bir moda girebiliyor ki, orada sanki çok uzun süre nefes ihtiyacı duymadan durabiliyor. Ancak aklınıza nefessiz kalma korkusu geldiğinde o zaman bu mod ortaya çıkmıyor.
Bu egzersiz kriya yoga nefes egzersizlerinden değil ancak Yogananda'nın "Bir yoginin otobiyografisi" eserini okuyanlar hatırlar, kriya yoga yapanların, sonunda nefes almaya ihtiyaç duymadıkları bir meditasyon seviyesine ulaştıklarından sözedilir. Geçenlerde aldığım bir kitapta 'nirvana'nın kelime anlamının 'nefes yok' anlamına geldiğini görünce epey şaşırdığımı söyleyebilirim.
Nefesin olmaması (veya durulması/sakinleşmesi) neden önemli? Çünkü düşüncelerimizin prakriti (ezeli malzeme) okyanusundaki dalgacıklar olduğu ve içinde yaşadığımız evrenin bu dalgacıklardan kurulu olduğu söyleniyor. Güçlü arzular ve nefes ise bu dalgacıkların yaratıcıları. Ve dalgalar oluştukça, biz dalgalarla bulanan suyun içinden, okyanusun dibini/'gerçek beni' göremiyormuşuz. Kendi yaratılarıyla büyülenip/oyalanıp bunları 'dışsal şeyler' sanarak ömürler geçiriyormuşuz.
Onun için söylenene göre nefes tutarken yeni düşünce doğamazmış. Uygulamayı yaparken dikkat edin bakalım, nefesinizi tutarken bir yandan düşünebiliyor musunuz, yoksa herşey duruyor mu?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder